Lale Zamanı
26 Mart 2008 , Çarşamba
Zaman, lale zamanı.
Bu zarif, soylu, sanatta yerini almış, bir İmparatorluğun bütün bir dönemine adını vermiş çiçek, tarih ve coğrafyada uzun yolculukların ardından döndü, dolaştı ve bugün bir kez daha geldiği toprakların hatırı sayılır süsü oldu çıktı.
Hem de nasıl!
Doğal olarak Anadolu’nun dağlık bölgeleriyle Himalaya’ların dört bin metrelik yükseltilerinde yetişen lale, Osmanlı Sarayına –yolu biraz uzatarak!- Hollanda üzerinden girmiş. Biz kendi elimizdekileri başkaları sayesinde tanırken bu başkaları hiç de boş durmamış ve lalenin beş bin olan çeşidine bir beş yüz de onlar eklemiş.
İyi de olmuş. Bugün lale, yıllık dönüşünü sevinçle beklediğimiz bir güzellik kaynağı İstanbul’da. Röfüjler dört bir yanda onunla donanıyor (hemen hiç dokunulmaması, koparılmaması ayrı bir güzel gelişim).
Bütün bir park, Emirgan Korusu baştan sona onun bin bir çeşidiyle renkleniyor.
Pazar kahvaltısı veya brunch icin Sarı ve Beyaz Köşk hafif müziği ve temiz havası ile son derece hoş bir mekan.
Yok denize yakın olmak istenirse Emirgan Çınaraltı.
Emirgan’da laleli bir gün, baharı şöyle sıkı sıkı kucaklamak için ne hoş bir vesile.
Evet, zaman lale zamanı!
Paylaş
Paylaş
![]() |
Arkadaşına Gönder |
![]() |
Arşivime Ekle |





